321
OCAK-ŞUBAT 2005
 
MİMARLIK'TAN

UIA 2005 İSTANBUL’A DOĞRU

MİMARLIK DÜNYASINDAN

  • EAAE Atölyesinden Notlar...
    Deniz İncedayı

    Doç.Dr., Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Mimarlık Bölümü; Yayın Komitesi Üyesi.

DOSYA: Sayisal Mimarlik

  • Evler Senfonisi
    Gürhan Tümer

    Prof.Dr., DEÜ Mimarlık Bölümü, Yayın Komitesi Üyesi



KÜNYE
DOSYA: Sayisal Mimarlik

Sayısal Mimarlık

editörler: Tuğçe S. Tağmat, Alper Alkan, N. Müge Cengizkan

Seri üretim tekniği nasıl “erken makine çağı”nın tasarımcı, usta ve üretim-tüketim ilişkilerini etkilediyse, bilgisayar denetimli üretim (CAM) modelinin de sadece mimarların değil, ilgili tüm meslek insanlarının yaşamlarını değiştireceğini tahmin etmek zor değil. Her anlamda zaten zanaatten makine çağına geçmiş bir üretim modelinin dönüşümüne tanık olduğumuz son on yıllık dilimde, üzerinde çok konuşulan, fikir üretilen ve söz söylenen bu konunun kendi coğrafyamızdaki etkilerini eğitmen, profesyonel ve akademisyenlerin gözünden yansıtmaya çalıştık.

Dosyadaki yazılarda da fark edileceği gibi, bilgisayarın sağladığı bilgi işleme kapasitesinin tasarım eylemi ve süreci üzerindeki etkileri, tasarımı kavrayışımızı da değiştiriyor. Tasarım bilgisinin sayısallaştırılmasının yanısıra, ürünün kalitesinin dahi sayısal veriler üzerinden ifade edilebildiği bir tasarım pratiği egemen olmaya başladı. Bu bağlamda “sayısal mimarlık” sözcük anlamıyla her ne kadar cisimsiz ve yapısalcı bir yaklaşımı ifade ediyorsa da dosyada ele alınan eğitim, tasarım, üretim ilişkileri içindeki hâkim paradigmayı ifade ediyor.

1960’lı yıllarda Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nün araştırma laboratuarlarında bilgisayar ekranında üretilen ilk mimari çizgiden bu yana, tasarım ve üretim pratiklerinin bilgisayarla ilişkisi köklü bir biçimde değişti. Kuşkusuz bilgisayarı üreten düşünsel ve tarihsel süreçlerin kökleri çok öncelere uzanıyor. Ancak daha birkaç yıla kadar, mimarlık ve genel anlamda tasarım alanında bilgisayarın, projenin çizilmesi, yeniden üretilmesi ve yapıya dönüştürülürken ihtiyaç duyulan arayüzlerin verimli ve hızlı kullanımından öte bir işlevi olduğunu söylemek gerçekçi değildi. Oysa sayısal bilgi işlemenin ve bunun aracı bilgisayarın, sonsuz küçük (infinitesimal) zaman dilimlerinde ve sonsuz büyük sayı kümeleriyle karmaşık problemlerin adım adım çözülmesine duyulan gereksinimin ürünü olduğunu biliyoruz.(1) Dolayısıyla, tasarım problemlerinin doğası gereği karmaşık olduklarını göz ardı etmeden, sayısallığın tasarım problemlerinin çözümündeki rolü ya da tasarım disiplini üzerindeki “karmaşıklaştırıcı” etkilerini de kavramaya dönük bu derlemede, konuyu farklı yönleriyle ele alan bir çerçeve çizmeye çalıştık.

Diğer taraftan sayısallık, mimari tasarım sürecinde kullanılan bilginin de başkalaştığı bir duruma işaret ediyor. Çizgilerin, renklerin hatta nesnelerin matematiksel ifadelere dönüştürüldüğü sentetik temsil ortamları olan yazılımlar, tasarımcıya görsel arayüzlerin olanaklarıyla doğru orantılı bir özgürlük sağlarken, her zaman var olan “tesadüfi” olanakları da barındırıyor. Bruno Latour’un sayısallığın doğasını sorguladığı yazısıyla başladığımız derlemede, bilgisayarın sağladığı karmaşık problem çözme kapasitesinin, tasarımın görsel ve uzamsal düşünce biçimleriyle ilişkisi, üretim süreçleri üzerindeki radikal etkileri ve mimarlık eğitimi içindeki dönüştürücü rolünü farklı uçlardan yakalamayı amaçladık.

(1) Arno Borst, aslında “zaman hesabı bilgisi” anlamına gelen computus kavramının günümüzdeki computation (hesaplama) sözcüğüyle akrabalığını ele aldığı “Computus: Avrupa Tarihinde Zaman ve Sayı” adlı kitabında, sayıların kültürel anlamlarını ve gündelik yaşam içindeki yerlerini kronolojik bir anlatıyla aktarır. Bkz. Arno Borst, 1997, Computus: Avrupa Tarihinde Zaman ve Sayı, çev. Zehra Aksu Yılmazer, Dost Yayınları, Ankara.

Bu icerik 993 defa görüntülenmiştir.