349
EYLÜL-EKİM 2009
 
MİMARLIK'TAN

MİMARLIK DÜNYASINDAN

YAYINLAR



KÜNYE
TOPLUM VE MİMARLIK

Meslekte Bir Araştırma Alanı Olarak: TOPLUM VE MİMARLIK

Deniz İncedayı

Prof. Dr., MSGSÜ Mimarlık Bölümü

Mimarlığın sınırları, içeriği ve yöntemleri çok yönlü dinamiklere bağlı olarak hızlı bir değişim sergiliyor. Günümüzün iletişim olanakları, elektronik bilgi alışverişi, uzaktan eğitim ve tasarım, hareketlilik, akış hızı sadece mimarlığın kavramlarını değiştirmiyor kuşkusuz; yaşamda yeni kavramların gelişmesine ve tartışmaya açılmasına da neden oluyor. Meslek alanı, sınırlarını her geçen gün daha da genişleterek yeni değişimler, kırılma noktaları yaratıyor.

Değişimleri farklı alanlardan izlemek olanaklı: Eğitimdeki hareketlilik, uzaktan öğrenim (e-öğrenim) modelleri, ortak çalışma platformları, düşüncelerin daha geniş çerçevede paylaşılabilmesini sağlıyor. Etkileşim aracılığıyla hızla yayılan bilgi, birikimleri ve deneyimleri katlıyor. Uygulama alanında, çok kurumlu yapılanmalar, uluslararası işbirlikleri, e-proje olanakları tasarım dünyasında yakın geçmişte hayal bile edilemeyecek bir hızı ve iletişim gücünü sergiliyor. Değişim, kuramsal alanda da mesleğin yeni düşüncelere açılmasını, bilginin yaygınlaşmasını, dolayısıyla disiplinlerarası gelişmeleri tetikliyor. Farklı alanlardan deneyimler, gerek kendi içlerinde gerekse birbirleriyle ilişkili olarak sürekli etkileşim içinde yeni dinamikler üretiyor.

Denilebilir ki, meslekte bugün sağlanan çok yönlü gelişmeler, çok sesli tartışma alanları oluşturmak durumundadır. Mimarlığın gündemine ağırlıklı başlıklar olarak gelen “erişilebilirlik”, “herkes için tasarım”, “çocuk ve mimarlık”, “sorumlu mimarlık”, “kamu hakları” vb. temalar, yeni yüzyılın başından bu yana giderek ağırlık kazanan düşünce alanlarını ve sorumlulukları vurguluyor. Bunun bir göstergesi olarak ulusal ve uluslararası platformlarda toplumla mimarlığın ilişkisini güçlendirmeye yönelen örgütlenmeleri, araştırma ve çalışmaları görebiliriz. Uluslararası Mimarlar Birliği’nin (UIA), “Herkes için Tasarım”, “Çocuk ve Mimarlık”, “Toplum ve Mimarlık”, “Sorumlu Mimarlık” vb. çalışma grubu başlıkları, Avrupa Konseyi’nin ve Avrupa Mimarlar Konseyi’nin (ACE) toplumsal sorumluluğu mimarlıkla buluşturma çabaları, Avrupa Mimarlık Politikaları Forumu (EFAP) gibi toplumla meslek arasındaki bağları güçlendirmeyi amaçlayan örgütlenmeler çalışma ağlarını genişletiyor, katılımı güçlendirmeyi, kaliteli yapılı çevre fikrinin geliştirilmesini hedefliyor.

20. yüzyılın ikinci yarısından başlayarak meslekte toplum düşüncesi, sosyal ve kültürel boyut gündeme gelmiş, tartışılmaya başlanmıştır. Ancak günümüzün yaşam koşulları, ulus-aşırılaşan mekân, kimlik, aidiyet sorunları diğer taraftan birçok anlamda yoksullukla mimarlığın ilişkisini anımsatarak, kamu/insan hakları, sosyal ve kültürel değerler tartışmasını gündeme taşımakta, “yaşam kalitesi” kavramı toplumcu bir bakışla yeniden ele alınmaktadır.

Değişimler karşısında çok yönlü bakış açılarının, değerlendirmelerin zorunluluğu ortadadır. Farklı disiplinler ile etkileşim ve bilgi akışının sağlanarak sentezlerin meslekte kavramsal ve yöntemsel açıdan desteklenmesi günümüzün başat bir araştırma alanı olmaktadır. Toplumsal değişimler, göç olgusu, etnik köken-mekân ilişkileri, küresel kent tartışmaları, üretim-tüketim biçimleri, insan-çevre ilişkileri vb. konular mimari/kentsel tasarım alanında çok yönlü yansımalara, irdelemelere açılmaktadır.

Süreç, dikkatleri mimarlıkta ve kentsel tasarımda “kamu” ve “çevre” düşüncesinin gelişen ağırlığına ve içeriğine çekmektedir. 1960’lı yıllardan bu yana tartışılmakla birlikte, bugün öne çıkan ve yaşamın her alanında izlenebilen “eşitsizlik” karşısında mekânsal sorgulamalar, kabul edilebilirlik, güvenilirlik, somut ve soyut değerler ve toplum hakları vb. çerçevesinde gelişen tartışmalar, araştırmacıları “toplum ve mimarlık” ilişkisine yönlendirmektedir. Örneğin, bu bağlamda Bayındırlık ve İskân Bakanlığı Kentleşme Şurası programında ve çalışma gruplarında, kent ve mekân açısından toplumda kentlileşme bilincinin geliştirilmesine, kaynakların (maddi-manevi) doğru kullanımına, stratejik kararların önemine, mimarlığın toplum ile ilişkisindeki sorumluluğuna vurgu yapılmaktadır. Birçok kurumun ve uzmanın katılımıyla yürütülen çalışmalarda, kentsel mekâna, geleceğin sürdürülebilir kenti ve toplum yararı ilkeleri doğrultusunda bakabilmenin kentliler açısından kritik öneminin altı yeniden çizilmektedir. Nitekim, Sürdürülebilir Avrupa Kentleri için Leipzig Şartı belgesinde de aynı anlayışla, kent ile kentli ilişkisine kamu yararı ve doğal/kültürel varlıkların geliştirilerek geleceğe aktarılabilmesi paralelinde yaklaşılmaktadır. Belgelerde tanımlanan ilkelerin, katılımcı taraflarca yaşama geçirilebilmesi ise yalnızca konulara kullanıcılar/kentliler tarafından duyulacak ilgi ve sorumluluğun yanı sıra, bu konuda bilginin ve bilincin desteklenmesiyle olanaklıdır.

Tüm dünya kentlerinde mekân ve çevre bağlamında yaşanan ortak sorunlar (kimlik, aidiyet, bir örnekleşme, göç, çevresel sorunlar, ticarileşme, özelleşme vb.) karşısındaki toplum-insan araştırması, tasarım sürecinde karmaşık ve çok katmanlı boyutlara ulaşmaktadır. Mimari, kentsel tasarım alanında sosyal yaratıcılık kavramı, kültürel boyut araştırması ve yerellik tartışmaları bu bağlamda zorunlu olarak mimarlığın toplum açılımını desteklemektedir. Diğer bir deyişle, mimari/kentsel tasarım ve yapılı çevre alanında toplum fikrinin yeniden üretilebilmesi, tasarımın etkin bir faktörü olarak değerlendirilmesi, bu bağlamda yeni yaklaşımların ve toplum ile ilişkisi güçlü bir mimarlık ve tasarım fikrinin desteklenmesi süreciyle karşı karşıyayız.

MİMARLIK dergisi de yayın politikası olarak, mimarlıkta kamu düşüncesinin sıkça tartışılması ve paylaşılması amacıyla “toplum ve mimarlık” çerçevesinde bir gündem açmayı ve katkılarınızla bunu sürekli kılmayı planlıyor. Tasarımın salt fiziksel boyutlarıyla değerlendirilemeyeceği, yalnızca gözle görülen teknik ve/veya estetik konusu olmadığı; sosyal, kültürel, ekonomik, politik boyutlarıyla bir bütün oluşturduğu net olmakla birlikte, konuya gerek kuramsal, gerekse yöntemsel açılardan yeni bakışların, tüketici/kamu hakları çerçevesinde de yeni, çağdaş düşüncelerin getirilebilmesini amaçlıyor.

Tasarımda çok yönlü çevresel/toplumsal duyarlılığı araştırırken, gündelik bilinçle yetinmek yerine, yetkin bilincin geliştirilmesi yönündeki çalışmaları desteklemek için yayının iletişim gücünden yararlanarak, mimarlıkta bu çağdaş yaklaşımın tartışmaya açılmasını hedefliyor. Mesleğin toplumla ve insanla kuracağı ilişkide yeni perspektifler ve düşünsel/kavramsal bağlamın vurgulanmasını toplumsal ve evrensel bir sorumluluk olarak gündeme getiriyor.

Bu anlayışla sürekli kılmaya özen göstereceğimiz ve “herkes için mimarlık” ana çerçevesindeki “TOPLUM VE MİMARLIK” başlığı altında değerlendirilebilecek yazılarınızı, katkı ve de önerilerinizi beklediğimizi belirtmek isterim.

Gelecek sayılarımızda insana, topluma, sosyal ve kültürel bağlama dair tartışmalarımızı yoğunlaştırarak sürdürebilmek dileğiyle.

Bu icerik 4576 defa görüntülenmiştir.