MİMARLIK
340
MART-NİSAN 2008
 
MİMARLIK'tan
MİMARLIK DÜNYASINDAN

YANSIMALAR

ETKİNLİKLER

DOSYA

MİMARLIK VE FELSEFE

KENTSEL DÖNÜŞÜM

KENTSEL TASARIM

CUMHURİYET DÖNEMİ MİMARLIĞI

MİMARLIK EĞİTİMİ

YAYIN DEĞERLENDİRME

MEA ARCHITECTURA MEA CULPA

İNGİLİZCE ÖZET / ENGLISH SUMMARY

TÜRKÇE ÖZET

YAYINLAR




KÜNYE
MİMARLIK'tan
N. Müge Cengizkan

Mimarlık’ın 340. sayısı 1970’lardan beri farklı terminolojilerle anılan, 1990’lardan sonra ise “sürdürülebilirlik” olarak ele alınan kavrama odaklanıyor. Son yıllarda dile pelesenk olan kavramın çoğu zaman ya içinin doğru doldurulamadığını, ya da günümüz kavrayışıyla yerine başka şeylerin ikame edilmesiyle çarpıtıldığını hissediyor; doğal olarak, kavramın uygulamadaki karşılığının da net olmadığını görüyoruz.

 

En popüler hale getirilmiş biçimiyle “akıllı ev” teknolojisini ele alalım. Tasarlanan konutun inşa sürecinden, enerji kaynaklarının belirlenmesine; kendini her koşul, ortam ve durumda idame ettirebilmesine yarayacak teknolojiden, teknolojik ögelerin ekolojik tasarım ögeleriyle entegrasyonuna ilişkin verilerle tanımlanan “akıllı ev” teknolojisi... Tanımı bu olması gereken “akıllı ev”in piyasada anlaşıldığı biçimine bakalım: “Akıllı Ev, günümüzde insanın çevresiyle birlikte rahat, güvenli ve huzurlu bir yaşam sürdürebilmesi için modern teknolojinin en son olanaklarının kullanımı olarak özetlenebilir. Sözünü ettiğimiz, özellikle sevdiklerinizle zamanınızın büyük bir bölümünü geçirdiğiniz evinizde, aydınlatmadan perdelerinize, sinema, televizyon ve müzik sistemlerinden, ısıtma-soğutma-havalandırma ünitelerine, hırsızlık, yangın, su basması gibi güvenlik sistemlerinden, evcil hayvan bakım ünitelerine kadar her türlü elektronik uygulamanın, ev içinden ya da dışından kontrolünüz altına alınmasıdır.” (www.akilliev.com) Bu ‘aklı’ kullanabilmek için gereksindiği teknoloji ve dolayısıyla enerjiyle, sizin için ancak bazı ‘angaryaları’ yerine getirmeyi vaadediyor ve yeni birer üretim-tüketim alanı açıyorlar. Bu ‘aklın’, insanın asıl sorunlarına ‘çözüm getirmekte’ kullanıldığı şimdilik söylenemez.

 

Dosya, bu çarpıtmaların ya da yanlış kavrayışların neler olabileceği konusunu değerlendirirken, Türkiye’de bugüne kadar enerji verimli, ekoloji öncelikli ve malzeme-teknik deneyselliğindeki uygulamaları görsel belgeleri ile biraraya getiriyor. Kavramın ve doğru-yanlış algılanışların dünyadaki ve ülkemizdeki açılımlarına ilişkin çerçeve çizen dosya, kavramın Türkiye’deki serüveninden yaptığı kapsamlı örneklemeyle, deneysel ve küçük ölçekli uygulamaların ülkemizde yer bulabildiğine dikkat çekiyor. Türkiye’deki yapı teknolojisi üreticilerinin ve kullanıcı olarak toplumun bu tür bir taleple gelebilmesi için önümüzde uzun bir yol olduğunu göstermesi açısından önemli ve ilginç. Dosya, sürdürülebilirlik düşüncesinin ne kadar sürdürülebilir olduğu sorusuna verilebilecek yanıtların önünü açmaya çalışıyor.

N. Müge Cengizkan
Bu icerik 976 defa görüntülenmiştir.