338
KASIM-ARALIK 2007
 
MİMARLIK'tan
MİMARLIK DÜNYASINDAN

ÖDÜL

MİMARLIK VE ELEŞTİRİ

MİMARLIK VE KENT BULUŞMALARI

MİMARLIK POLİTİKASI

ETKİNLİKLER

DOSYA: Koruma Alanına Yeniden Bakış

YENİ YAPILAR

KÜLTÜR BAŞKENTLERİ

KORUMA-YAŞATMA

YARIŞMALAR

CUMHURİYET DÖNEMİ MİMARLIĞI

MİMARLIK EĞİTİMİ

YAYIN DEĞERLENDİRME

MEA ARCHITECTURA MEA CULPA

İNGİLİZCE ÖZET / ENGLISH SUMMARY

TÜRKÇE ÖZET

YAYINLAR




KÜNYE
MİMARLIK'tan
N. Müge Cengizkan

Son yıllarda Dünya Mimarlık Günü, mimarlığın kentli tarafından daha iyi anlaşılabilmesi, Mimarlar Odası ve Şubeleri tarafından hazırlanan sergi, sempozyum, atölye çalışması gibi iş ve etkinliklerin hedef kitlesi olan kentliyi içine çekmesi ve konusuna dahil edebilmesi için, daha yaygın tanıtımların yapılabildiği kapsamlı Mimarlık Haftalarına dönüştürüldü. Bu yıl Ankara’da Ekim ayı boyunca eski Ulucanlar Cezaevi’ni mekân seçen etkinliklerin yanısıra, Ankara kenti için herkesin “aklından geçenleri” ‘ortak akıl defteri’ sloganıyla kağıda dökebileceği, yerel seçimlere kadar sürdürülecek bir sanal paylaşım ortamı hazırlandı ve gündeme sunuldu. İstanbul’da tüm hafta boyu izlenebilen mimarlık ve kent filmleri, bu yıl etkinlikleri bir festivale dönüştürdü. İzmir’in uluslararası konuk ve katılımcıları da içeren bir haftalık yoğun programında Ege’nin kıyısında “kıyının mimarlığı” tartışıldı. Adana, Antalya, Kayseri, Konya, Mersin, Muğla, etkinlik düzenlenen diğer kentlerden sadece birkaçı. Mimarlık’ta daha önce yayımladığımız Londra Mimarlık Haftası’na değgin izlenimler benzeri, kentlileri içine çeken oldukça çeşitli ve renkli etkinlikleri ülkemizde de gerçekleştirmek ve yayımlamak, yayın yoluyla da yaygınlaştırmak istiyoruz. Mimarlığın ne olduğunun yeniden ve yeniden anlatılmasına hemen her toplumda ihtiyaç var; ve anlatmanın da birçok yolu…

 

Mimarlık aslında derin ve kalıcı etkileri ve yananlamları olan bir disiplin; eğitim, mesleki pratik ve uygulama alanındaki öteki paydaşlarıyla çok aktörlü; sonuç ürünün ömrü, dolaşımdaki yeri ve etkileri açısından, başkalarının, kentli yurttaşların ve kentin kendisinin şimdisi ve geleceğine ilişkin rolü yadsınmaz olan bir etkinlik ve üretim alanı. Dolayısıyla, diğer disiplinlerden farkı, değişmez kurallarının daha az olması; değişen toplumsal ihtiyaçlar, onun değişmezliklerini ikinci plana atıyor. Dolayısıyla, “yaşamın içinde mimarlık” çok farklı biçimlerde anlatılabilir. Mimarlığın sadece yeni olanla ilgilenmediği, içinde yaşanan yapıların ve çevrelerin niteliğinin sürdürülebilmesinin de mimarlığın meselesi olduğunun da anlatılması gerekli topluma.

 

Mimarlık disiplini içerisinde daha muhafazakâr bir alt alan olarak tanımlanabilecek koruma alanı da yeniden bakışlara ihtiyaç duyar. Değişen çağ, toplum, teknoloji, alana yeni paradigmalar sunar. Bu değişim karşısında iç disiplini gereği muhafazakâr olan koruma-yenileme alanı, bu paradigmaları kuramda ve uygulamada nasıl ele alır? Bu yeni paradigmalar, kuramda, uluslararası kabullerde, yasa ve yönetmeliklerde, ‘korunanın teknolojisi’ ve ‘korumanın teknolojisi’ açısından nasıl ele alınır? Bu sayının dosya konusu, koruma alanındaki sorunlara ilişkin bilgi aktarmak, hızlı ve kesin çözümler geliştirmekten çok, ortamın devinimine dikkat çekerek, yeni soruları ortaya atmayı amaçlıyor.

 

***

 

Mimarlar Odası, önümüzdeki iki ayın gündemini meşgul edecek iki önemli toplantı düzenliyor. 7-9 Kasım 2007 tarihlerinde, iki yıldır çalışmaları süren Mimarlık ve Eğitim Kurultayı’nın dördüncüsünü ve 7-8 Aralık 2007 tarihlerinde ise yine uzunca bir zamandır hazırlıklarını yürüttüğü Mimar Kemalettin Bey Sempozyum ve Sergisi’ni gerçekleştiriyor. Kurultay, mimarlık ve mesleğindeki değişim ve dönüşümlerin iki yıllık aralıklarla ele alınması nedeniyle, mimarlık kamuoyu için önem taşıyor. Sempozyum ise, Mimarlar Odası, “Ulusal Mimarlık Sergisi ve Ödülleri” kapsamındaki “Anma Programı” çerçevesinde, Ulusal Mimarlık Akımı’nın kurucusu sayılan Kemalettin Bey’i, dönemi içinde doğru biçimde konumlandırmak üzere, hem mimara, hem de dönemine ilişkin daha geniş bir perspektifle hazırlandı. Sempozyum kitabı daha sonra yayınlanmak üzere, bir sergi kataloğu hazırlanacak; mimarın yaşamı, yapıtları, özel mektupları ve arşivlerden taranan kendi yapılarına ilişkin belge ve mimarın çektiği fotoğrafları biraraya getiren, Yıldırım Yavuz’un hazırladığı bir ana kitap okurlarla buluşacak; diziyi tamamlayan diğer bir yayın ise, mimarın farklı kentlerdeki yapılarına ilişkin bir Mimarlık Rehberi olacak.

 

N. Müge Cengizkan
Bu icerik 895 defa görüntülenmiştir.