337
EYLÜL-EKİM 2007
 

MİMARLIK DÜNYASINDAN

ETKİNLİKLER

DOSYA: Türkiye’de Yeni Konut Eğilimleri

  • YAYINLAR
    İpek Özbek Sönmez

    Yrd. Doç. Dr., DEÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü

MİMARLIK’tan 337
İNGİLİZCE ÖZET / ENGLISH SUMMARY
TÜRKÇE ÖZET



KÜNYE
YAYINLAR

YAYINLAR

İpek Özbek Sönmez

Yrd. Doç. Dr., DEÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü

TÜRKİYE’DE ESTETİK / AESTHETICS IN TURKEY

Ed. Jale Nejdet Erzen, Pelin Yoncacı, Temmuz 2007, Mimarlar Odası ve SANART ortak yayını, Ankara; Türkçe ve İngilizce; 699 sayfa.

Kitap, SANART’ın 22-24 Kasım 2006 tarihleri arasında “Türkiye’de Estetik” üst başlığı ile düzenlediği Türkiye Estetik Kongresi’nde sunulan bildirileri ve yapılan tartışmaların bir seçkisi niteliğinde. Erzen’in Türkiye’de estetik kuramların niteliği ve kökenleriyle “gerçek bir estetik söylemin yokluğu” üzerine kaleme aldığı önsözle başlayan kitap, geniş kapsamı ve konu çeşitliliğiyle öne çıkıyor. Önsözün ardından İsmail Tunalı, Bedri Baykam, Ahmet İnam ve Kıymet Giray gibi alanının tanınmış isimlerinin gerçekleştirdiği “özel sunumlar” yer alıyor. Kitapta yer alan bildiriler, müzik ve mimarlıktan estetik öğretimine, kent estetiğinden film estetiğine, kent ve sanat ilişkisinden sahne uygulamalarında estetik kaygılara ve “estetik deneyimin” olanaklılığına değin zengin bir içerik sergiliyor. Kitap, “Türkiye’de estetik” üzerine ansiklopedik bir eser olarak nitelenebilir.

SANAT VE BİLİM / SANAT VE SOSYAL ADANMIŞLIK

Ed. Jale Nejdet Erzen, Pelin Yoncacı, Temmuz 2007, Mimarlar Odası ve SANART ortak yayını, Ankara; 161 sayfa.

Kitap, SANART’ın 1-3 Haziran 2000 tarihleri arasında düzenlediği “Sanat ve Bilim” ve 1-3 Mayıs 2002 tarihleri arasında düzenlediği “Sanat ve Sosyal Adanmışlık” sempozyumlarından seçme bildiriler kitabı olarak yayımlandı. Bildiriler, sanat ve bilim ilişkisi ile sanat ve mimarlıkta sosyal adanmışlık kavramları üzerine geçmişe dönük bir okuma yapmakla kalmıyor, bu kavramların 21. yüzyılda yeniden değerlendirilmesi için de bir yol haritası sunuyor. Yapılan tartışma ve sunumlarda, mimarlık ve kent planlaması kadar doğa araştırmalarında, sosyal ve doğa bilimlerinde estetiğin önemine ve sanatla bilimin işbirliğinin önemine vurgu yapılıyor. Mimarlığın teknolojiyle ilişkisi, sanat ve estetik eğitiminin toplumsal rolü ve önemiyle, sanatın sosyal proje ve programlara sağlayabileceği katkılar, bildirilerde üzerinde durulan konular arasında. “Sanat ve Bilim / Sanat ve Sosyal Adanmışlık,” Jale Nejdet Erzen, Lev Kreft, Jos de Mul, Sibel Bozdoğan ve Raffaele Milani gibi isimleri biraraya getirmesi bakımından bir başucu kitabı niteliği taşıyor.

SANAT VE ÇEVRE

Ed. Jale Nejdet Erzen, Pelin Yoncacı, Mayıs 2007, Mimarlar Odası ve SANART ortak yayını, Ankara; 283 sayfa.

Estetik ve Görsel Kültür Derneği SANART’ın 20-22 Ekim 2000 tarihleri arasında düzenlediği Sanat ve Çevre Sempozyumu’nda sunulan bildiriler ve yapılan tartışmalar bir kitapta biraraya getirildi. René Rebetez ve Raci Bademli’ye adanan kitap, Arnold Berleant’tan Patricia Johanson’a, James Wines’tan Ayşe Erzan’a ve Hasan Bülent Kahraman’a uzanan bir çeşitlilik içinde, Erzen’in deyimiyle, “doğa sanatçıları kadar, çevrebilim odaklı uygulamaları, heykeli, peyzaj ve mimariyi ve kenti farklı kavramlar açısından irdeleyen sanatçı ve düşünürleri” aynı platformda izleme imkânı sunuyor. “Çevre”nin “sanat”la kurduğu ilişki üzerinden kentsel ve kamusal mekâna ulaşması ve daha az insan merkezli bir kavram olan “doğa”yla olan bağlantısı, sunulan bildirilerde sıkça tekrar edilen temalar arasında yer alıyor. Bu bağlamda kitap, sanat, mimarlık ve çevre arasındaki çok katmanlı ilişkinin kesişim alanlarına ilgi duyanlara sesleniyor.

CUMHURBAŞKANLIĞI TARABYA KÖŞKÜ - KORUMA AMAÇLI TASARIM PROJESİ - YENİ YAPILAR

Coşkun Karadeniz, Mayıs 2007, Yapı-Endüstri Merkezi Yayınları; Türkçe ve İngilizce, İstanbul.

Kitap, Coşkun Karadeniz tarafından tasarlanan Cumhurbaşkanlığı Tarabya Köşkü, Yabancı Devlet Başkanları Konukevi, Misafirhane ve Sosyal Merkez yapıları ile Ana Giriş binalarına ilişkin yazılı ve görsel belgelere yer veriyor. Kitabın önsözünde Doğan Kuban’ın belirttiği gibi, Karadeniz’in tasarladığı yapılar, mevcut yapıların yerine, doğal doku korunarak ve malzeme zenginliği gözetilerek inşa edilmiş ve mimarın tasarımdaki serbestliği, ortaya çıkan kamu yapılarının mimari ve teknik niteliğine de katkıda bulunuyor. Bu kapsamda Huber Köşkü gibi önemli tarihî yapıların restorasyonları da gerçekleştirilmiş. Kuban’ın önsözü ve Karadeniz’in giriş yazısını, proje alanı, amaçları, mevcut yapı stoku ve yeni yapıların yer aldığı ilk bölüm takip ediyor. Kitabın ikinci bölümü ise yeni yapıların detaylı olarak fotoğraflanmasına ve anlatılmasına odaklanıyor. Kitap, hem kentsel koruma niteliği taşıyan, hem de yeni binalarıyla dikkat çeken bu nitelikli projeyi yakından görmek isteyenler için önemli bir başvuru kitabı olarak dikkat çekiyor.

MİMAR OLMAK:

Nafi Çil’in Yaşam Öyküsü, Yaratma Etkinliği İçinde Sanata ve Mimariye Bakışı

Nafi Çil, Haziran 2007, Mimarlar Odası İzmir Şubesi Yayınları, İzmir; 476 sayfa.

Yüksek malzeme ve detay kalitesiyle, sade, modern ve organik bir mimari imgelemi birleştiren Çil’in mimarlık ve sanata ilişkin öyküsü bir kitap olarak yayımlandı. Nafi Çil, sanatla mimarlığın birbirini beslediği, ortak bir dil oluşturduğu anlara, özyaşamöyküsü üzerinden ışık tutuyor. Çil’in mimarlığı, sadece Türkiye’nin zengin mimarlık tarihinden ve yapılarını tasarladığı topografyaların zenginliğinden esinlenmiyor. Balkanlar’dan Antik Yunan’a ve İtalya’ya uzanan, Michealengelo, Da Vinci, Oscar Niemayer gibi önemli tarihi figürlerin kişisel tarihiyle de beslenen bir yapı ve mimarlık fikri üzerine inşa ediliyor. Çil’in mimarlığı, ortaya çıkma süreci alçı ve heykel çalışmalarıyla desteklenen, daha tasarım aşamasındayken üç boyutlu düşünülebilen bir mimarlık fikrini takip ediyor. Kitabın ilk bölümü Çil’in yaşam öyküsünü, sanata ve mimarlığa bakışını aktarıyor. Yazarın sanatı ve mimarlığı üzerine yapılan yorumların biraraya getirildiği bölümü ise Çil’in mimarlık ve sanat üretiminin kapsamlı bir dökümü izliyor. Yapılar, otellerden evlere, sosyal tesislere ve kültür merkezi projelerine kadar farklı kapsam ve ölçeklerde mimarlık ürünlerinden oluşuyor. Bu yayını, yapıların olduğu kadar Güzel Sanatlar Akademisi’ndeki mimarlık eğitiminin, gezilen şehirlerin ve kurulan dostlukların da belgelendiği, Çil’in sanat ve mimarlık serüveniyle özdeşleştirildiği, bir tür belgesel-kitap olarak nitelendirmek mümkün.

AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİ VE MALVARLIĞI HAKLARI

Güney Dinç, 2007, Türkiye Barolar Birliği Yayını, Ankara.

Günümüzün kapitalist ekonomik dünyasında, taşınmaz mal varlığı, planlama ve mimarlık meslek pratiklerinin temel belirleyicilerinden biridir; çünkü her ikisi de mülkiyet ve özellikle taşınmaz mal varlıkları üzerinde şekillenmektedir. Mimarlık taşınmaz mal varlığı üzerinde kullanım değeri yaratılması sürecinde etkin olurken, planlama ise mekânın kullanıma ilişkin olarak geliştirdiği kısıtlayıcı kararlar ile koruma ve kullanma dengesini sağlamayı amaçlar. Ancak, sözkonusu süreçler kolaylıkla gerçekleştirilememektedir. Çünkü koruma ve kullanma dengesi sağlanırken, kişi ve kamu yararı arasında ya da kişiler arasında uzlaşma sağlanamayabilmektedir. Kentleşme süreçlerinin oldukça yoğun biçimde yaşandığı ülkemizde de kentleşme, yapılaşma, doğal çevrenin tahribatı, korunması gibi uzlaşmanın sağlanamadığı pek çok konuda yargı yoluna başvurularak çözüm arayışına gidilmektedir. Ulusal hukukun sınırlı kaldığı durumlarda çözüm arayışları evrensel hukuk kurallarında aranmaktadır. 1948 yılında kabul edilen Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Bildirgesi’nin 17. maddesinde “mülkiyet hakkı” insan haklarından birisi olarak kabul edilmiş, ancak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde yer verilmemiştir. Ancak, Güney Dinç’in çalışmasında ayrıntılı olarak belirttiği üzere, 1952 yılında imzalanan ek protokol ile mal varlığının haklarının tartışıldığı davalar sözleşmenin 6. maddesi çerçevesinde “medeni hak ve vecibelerle ilgili bir niza” niteliği kazanmış, bunun sonucu olarak da, “adil yargılanma hakkı güvenceleri” kapitalist Avrupa için sözkonusu olmuştur.

Dinç’in Türkiye Barolar Birliği tarafından yayımlanan kitabı, planlama ve mimarlık meslek pratiği içinde yer alanlar için oldukça önemli bir başvuru kitabı olmanın ötesinde, sözkonusu konulardaki düşüncelerimizi ve deneyimlerimizi daha geniş bir perspektifte değerlendirmemize olanak sağlayan oldukça aydınlatıcı bir çalışmadır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi çerçevesinde malvarlığı haklarını genel olarak değerlendiren çalışma, planlama ve mimarlık meslek pratiği içinde yer alanları özel olarak ilgilendiren mülkiyet hakkı, kamu yararı, kamulaştırma, dolaylı kamulaştırma, kamulaştırmasız el koyma, malvarlığı haklarının yargı yoluyla sonlandırılması, imar planları, doğal ve kültür varlıklarının korunması, kamusal ruhsatlar, kamulaştırma bedelleri gibi konularda örnek davalar üzerinden Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına yer vermektedir. Dinç, yalnızca AİHM davalarını ve sonuçları değerlendirmemekte, aynı zamanda yukarıda değinilen konuları toplumsal ve siyasal süreçler bütününde tartışarak okuyucuların konuyu geniş bir perspektiften değerlendirmelerine olanak sağlamaktadır.

YÖK Çıkmazı (Ankara, 1986), İnsan Haklarına Uzanmak (İstanbul, 1986); Güvensizlik Üçgeni (İstanbul, 1987); Pençeli Adalet (İstanbul, 1988); Yedi Domuzlu Altın (Ankara, 1990); AİHS’ne Göre İnanç, Anlatım ve Örgütlenme Özgürlükleri (İzmir, 2005); AİHS’ne Göre Adil Yargılanma Hakkı (İzmir, 2006); Sorularla Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (TBB yayını, 2006) kitapları ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve insan hakları konularını değerlendiren Dinç’in bu kitabı, mimar ve şehir plancıları için oldukça faydalı olacaktır.

Bu icerik 3604 defa görüntülenmiştir.