446
KASIM-ARALIK 2025
 
MİMARLIK'tan

  • Giriş
    Dosya Editörleri: Koray Güler, Nisa Semiz

YAYINLAR



KÜNYE
TEMA[S]

Berlin Işık Festivali Üzerine: Kamusal Alanın Işık Yoluyla Yeniden Üretimi

İlayda Karabulut, Y. Mimar, TMMOB Mimarlar Odası Genel Merkezi

Berlin’de her yıl Ekim ayında düzenlenen Işık Festivali (Festival of Lights), kentsel mekânı ışık, projeksiyon ve video haritalama aracılığıyla dönüştüren uluslararası ölçekte önemli bir sanat etkinliğidir. Festivalin resmî tanımında, etkinliğin amacının “kenti ışıkla sahneye dönüştürmek ve mimariyi yeni bir okuma biçimiyle görünür kılmak” olduğu belirtilmektedir. [1] Bu dönüşüm, yalnızca estetik bir gösteri olmaktan öte, kentin gündelik olarak deneyimlenen yapılarının algısal ve kavramsal yeniden üretimi anlamına gelmektedir. Özellikle 2025 edisyonunun “Let’s Shine Together” (Birlikte Parlayalım) teması, kamusal alanın kolektif bir deneyim mekânı olarak yeniden tanımlanmasını vurgulamaktadır. [2]

Işık Festivali’nin en belirgin etkilerinden biri, kentin fiziksel dokusu üzerine kurduğu geçici ama güçlü yeniden imleme pratikleri sayesinde Berlin’in her yıl yeni bir kentsel güzergâh haritası üretmesidir. Festival kapsamında oluşturulan tematik yürüyüş rotaları, ışık koridorları ve haritalandırılmış etkinlik alanları (Resim 1), kentlinin gündelik yaşamda çoğu zaman hızla geçip gittiği meydanları, cepheleri ve ara sokakları yeni bir görsel ve deneyimsel çerçeve içinde konumlandırır. Işık müdahaleleri sayesinde kent, hem görsel hem de mekânsal açıdan yeniden kurulur; kullanıcı, bildiği güzergâhları farklı bir duyusal yoğunlukla algılar. Bu dönüşüm, yalnızca belirli yapıların ışıkla yeniden yorumlanması değil, kentteki hareket biçimlerinin ve mekânsal algının yeniden düzenlenmesi anlamına gelir. Festival rotaları, kent boyunca dağılan ışık odaklarını birbirine bağlayarak Berlin’in her yıl yeniden okunabilir, yeniden yürünebilir ve yeniden keşfedilebilir bir “soyut harita”ya dönüşmesini sağlar. Işıkla aydınlatılan bina cepheleri, projeksiyon yüzeyleri ve tematik mekân dizileri, ziyaretçiyi “kenti alternatif bir topografi olarak deneyimlemeye” davet eder. Bu yeniden yönlendirilmiş dolaşım pratikleri, Henri Lefebvre’nin temsil edilen mekânlar ile yaşanan mekânlar arasındaki ilişkinin sürekli yeniden üretildiği yönündeki mekânsal kuramıyla da paralellik gösterir [3]; festival, gündelik kullanımda fonksiyonel birer geçiş alanı olarak deneyimlenen kentsel boşlukları, geçici de olsa sanatsal yoğunluk taşıyan odaklara dönüştürür. Böylelikle Potsdam Meydanı’nın geniş açıklıkları (Resim 2), Bebel Meydanı’nın tarihî kentsel bağlamı ya da Brandenburg Kapısı’nın aksiyel konumu (Resim 3), sadece mimari öğeler olarak değil, ışığın yönlendirdiği deneyimsel bir rota üzerinde anlam kazanan duraklar haline gelir. Bu durum, kentin bilindik geometrisini dönüştürerek kentliye, Berlin’i her yıl yeniden keşfedilen bir kentsel anlatı olarak deneyimleme fırsatı verir. Dolayısıyla festival, ışığın estetik bir araç olmasının ötesinde, kentin rotalarını, mekânsal algısını ve kentsel dolaşımın ritmini yeniden kurgulayan bir çağdaş şehir okuma yöntemi sunar. Böylece kamusal alan, sanatla etkileşimi ölçüsünde yeni perspektifler sunan, kentliyi başka bir okuma ve deneyim biçimine davet eden dinamik bir yapıya bürünür.

NOTLAR

[1] Festival of Lights, (https://festival-of-lights.de/en/). [Erişim:08.11.2025]

[2] Festival of Lights, “Programme 2025”, (https://festival-of-lights.de/en/programme-2025/). [Erişim:08.11.2025]

[3] Lefebvre, H., 2014, Mekânın Üretimi, Işık Ergüden (çev.), İstanbul, Sel Yayıncılık.

Bu icerik 79 defa görüntülenmiştir.